Türkiye'nin Nükleer Enerji Çalışmaları

Başlatan Göktuğ, Haz 29, 2016, 01:44 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

BETONBEY

Çevre Mühendisleri Uyardı: Akkuyu'da Ciddi Nükleer Atık Sorunu Ortaya Çıkacak

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO), Çernobil Nükleer Santrali kazasının yıldönümünde Mersin Akkuyu Nükleer Santrali'yle ilgili dikkat çekici bir uyarıda bulundu.
 
 TMMOB Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO), Çernobil Nükleer Santrali kazasının yıldönümünde  Mersin Akkuyu Nükleer Santrali'yle ilgili dikkat çekici bir uyarıda bulundu. Akkuyu'ya santral yapacak olan Rusya'nın santralden çıkacak tehlikeli ve radyoaktif atıkları 7 yıl boyunca deprem bölgesi olan Akkuyu'da depolayacağı belirtilerek, "Radyo aktif çubukların soğuması için 7 ile 10 yıl süre gerekiyor. Sonrasında ise atıkları almaya zorlayacak herhangi bir yaptırım bulunmamaktadır." ifadeleri kullanıldı.

Çevre Mühendisleri Odası, 1986 yılında Ukrayna'nın başkenti Kiev'in 140 kilometre uzağında bulunan Çernobil Nükleer Santrali'nde meydana gelen kazanın yıldönümünde bir basın açıklaması yaptı, Akkuyu'yla ilgili de uyarılarda bulundu. Açıklamada, kazada yüz binlerce insan yaşamını yitirdiği, yüzbinlercesinin evini terk etmek zorunda kaldığı kaydedildi. Kazanın etkilerinin hala devam ettiği vurgulandı.

'ÇED RAPORUNDA ATIĞIN NE YAPILACAĞI BELLİ DEĞİL'

Dünyada nükleer reaktör işleten devletlerin atıklara dair net çözümler üretmediği belirtilerek, geçici depolama yöntemlerinin tercih edildiği vurgulandı. Akkuyu'da da ciddi bir nükleer atık sorunu ile karşı karşıya kalınacağı uyarısının yapıldığı açıklamada, "Yapılan uluslararası sözleşmede ve tartışmalarda da atıklara dair ne gibi önlemler alınacağı ne yazık ki, belli değil. Zaten Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na sunulan ÇED raporunda da atığın ne yapılacağı, nasıl saklanacağı, nereye nasıl taşınacağına dair herhangi bir ifade yer almıyor, genel ifadelerle yönetmeliklere uyulacağı ifade ediliyor. Bu nedenle de ÇED raporunun olması gerektiği gibi bir planlama ve teknik birikim barındırmadığı rahatlıkla söylenebilir." denildi.

'OLASI BİR KAZADA RADYOAKTİF SERPİNTİ TÜM TÜRKİYE'YE YAYILACAK'

"Kömür ve doğalgaz gibi hammaddelere dair Rusya'ya bağımlılığımız oldukça fazla." denilen açıklamada, Akkuyu Nükleer Santrali'nin teknoloji ve hammadde açısından bağımlılığı artıracağı kaydedildi. Olası bir kazada tüm Türkiye'nin etkileneceği vurgulanan açıklamada şöyle denildi: "Defalarca dile getirdiğimiz, sorduğumuz halde yanıt alamadığımız bir soru da olası bir kaza halinde ne gibi önlemler alınacak, hangi bölgeler ne şekilde etkilenecek? Akkuyu ve Sinop'tan olacak bir radyoaktif serpintinin izleyeceği yolları hesapladık. Her iki nokta için, atmosfere salınan parçacıkların 4 günlük (96 saat) güzergahları belirlediğimizi ve çalışma sonucuna göre, hem Akkuyu, hem de  Sinop'ta meydana gelecek bir radyoaktif sızıntının  Türkiye'nin büyük bölümünü etkileyeceğini her fırsatta dile getirdik. Hangi bölgelerin ne oranda etkileneceğini birçok seminer, konferans ve basın-yayın organlarında haritalar ve grafikler eşliğinde anlattık. Bugüne kadar tek bir yetkili bize bu çalışmamız hakkında soru sormadığı gibi yapılan en bilimsel açıklama da 'Tüp de patlar mutfakta kullanmayalım o zaman, uçak da düşer binmeyelim o zaman' şeklinde oldu."

https://m.haberler.com/son-dakika-bae-maslahatguzari-disisleri-10373621-haberi/ Mesajı Paylaş

selcukkocak78

olası bir kazada abd fransa almanya ingiltere rusya bulgaristan ukrayna japonya çin vs. vs. ne yapacaksa onu yapacağız.sürekli çernobil örneği veren güzide boş beleşler odalarımız çernobil deki kazanın sebebini açıklamazlar.çernobilde koruyucu kabuk olmadığını açık reaktör havuzlarını sadece basit bir çatıyla kapattıklarını soğutma suyunu pompalayan motorların arıza yaptığını gösteren sistemin çalışmadığını anlatmazlar.yada çernobilin 1.5 uncu nesil reaktör olduğundan bahsetmezler.yada şu anki reaktör teknolojisinin 3.5-4 . nesil düzeyinde olduğunuda anlatmazlar.amaç hükümete çakalımda nasıl çakarsak çakalım zihniyetinden başka birşey değildir.
mevcut çed raporlarının yasal mevzuata uymadığını çünkü nükleer enerjiyle ilgili yasal mevzuatın yeni yasalaştığını yönetmeliklerin yeni çıktığını ve bu yasalar ve yönetmelikler doğrultusunda son yapılan çed raporlarının olur aldığından bahsetmezler.atık yönetimi olarak devletin kendi zenginleştirme programlarında kullanılacağını kime neden söylenmek mecburiyetinde olduğunuda açıklamazlar.
cem yılmazın dalga geçtiği çekmece nükleer araştırma enstitüsünde yılda 5 kg zenginleştirilmiş uranyum üretilebildiğini belkide çoğunuz duymadınız bile.eski dangalak hükümetlerin yaptıkları antlaşmalar dolayısıyla bu zengineştirilmiş uranyumu abd ye teslim etmek zorunda oluşumuzuda belki çoğunuz bilmiyorsunuz Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

@selçukkoçak78

Şu ana dek paylaştığınız mesajlar ile aynı fikirdeyim. Tek istisnası son mesajınızdaki:
"dangalak hükümetlerin yaptıkları antlaşmalar dolayısıyla bu zengineştirilmiş uranyumu abd ye teslim etmek zorunda oluşumuzuda belki çoğunuz bilmiyorsunuz"

Konunun temelini bilmediğiniz anlaşılıyor. Bu nedenle ben bir ekleme yapayım. Üzerinden uzun zaman geçtiği için pek bir önemi kalmadı...

Vaktiyle Pakistan, Hindistan atom bombası yaptığı için kendi nükleer programını başlattı. ABD, bir ülkenin daha nükleer kapasiteye sahip olmaması için bazı müeyyideler başlattı, tüm Dünyaya listesini yayınladığı ekipman ve malzemelerin Pakistan'a satılmaması yönünde kısıtlamalar getirdi. Bu kurallara uyulmaması halinde, söz konusu ülkeye karşı tedbirler alacağını ilan etti...

Günlerden bir gün, ABD, Dış İşleri Bakanlığına bir uyarıda bulundu. Selim Alguadiş'in sahibi olduğu EKA adlı Türk şirketinin, Pakistan'a kendisinin geliştirip ürettiği, yüksek teknoloji ürünü UPS ve Inverter sattığını, bu ürünlerin Pakistan tarafından nükleer silah geliştirilmesinde kullanılacağını ve satışın gerçekleştirilmemesi gerektiğini bildirdi. Bu konudan hangi kurumun sorumlu olacağını netleştiremeyen bizim bürokrasi, ABD'nin yazısını birbirlerine pas edip sorumluluğu başka kurumlara atmak için yoğun çaba gösterdikleri için büyük bir belirsizlik oluştu. Bu süre için de EKA, UPS ve Inverterleri Pakistana gönderdi.

Uyarılarının dinlenmemesi ve Pakistan'a uygulanan ambargonun delinmesi üzerine ABD, Türkiye'ye nükleer ambargo koydu ve nükleer yakıt ve malzeme sevkiyatını durdurdu. Bir süre sonra yakıtsız kalacak olan Çekmece Nükleer Araştırma Merkezi reaktörü için bir yandan ABD ile yalvarır edası ile görüşmeler sürdürüp oyalarken, diğer yandan Fransa'dan gerekli nükleer yakıtı temin ettik. Olayı geç fark eden ve küplere binen ABD, Rusya ve Çin de dahil olmak üzere tüm Dünya  ülkelerine baskı yapıp anlaşarak, hiç bir ülkeden nükleer yakıt alamamamızı sağladı. İşte bu olay yüzünden biz de Çekmece'de kendi nükleer yakıt zenginleştirme tesisimizi kurduk. Yıllarca kendi yakıtımızı kendimiz ürettik. Ama ne zaman ki nükleer santral programına başladık, ambargonun kalkması için ABD ile anlaşıp ürettiğimiz nükleer malzemeyi ABD'ye verme karşılığında, üzerimizdeki nükleer ambargoyu kaldırttık. Bu asla diğer hükümetlerin bir "dangalaklığı" değildi.

Şimdi sormamız gerekli bazı sorular var:
1.Batı İran'ı niçen engellemek istiyor ve İran'ın uranyum zenginleştirme çalışmalarını niçin durdurmak istiyor?
2.Zenginleştirilmiş uranyum ne iş için kullanılıyor?
3.Eğer biz Çekmece'de uranyumu zenginleştirme yeteneğine sahipsek bu ne anlama geliyor?
4.Ve en önemlisi acaba biz kurulmakta olan nükleer santrallerimizde elde edilecek nükleer atıkları geri vermek istiyor muyuz? Kurulan nükleer santrallerde giriş yakıtı ne, reaksiyon sonrası oluşan atık nedir? Hangi amaçlarla kullanılabilir?

Unutulmamalıdır ki, her olay göründüğü gibi olmayabilir... Mesajı Paylaş

HDS

Füze Teknolojisi Kontrol Rejimi'ni imzalayarak uzun süre hiç değilse kendi füze sistemlerimiz için gerekli tüm altyapıyı rahatça aldık. Firmalara çalışılacak platformun MTCR sınırları içinde olduğu beyanatı yapılarak her şey tıkırında gitti. MTCR iyi ki imzaladığımız bir sözleşme.

Lakin, MTCR bizi, yarın öbür gün 300km yahut 500kg üstü harp başlıklı füze sistemi ihraç etmek istersek bağlar. O durumda da, Amerika Rusya tehdidinden dolayı Polonya'ya MTCR aşan JASSM vermekten çekinmedi. Oldu mu oluyor.

Örneğin; silah sistemien sahip İHA'ları da MTCR kapsamında sadece Amerika görüyor. O onların yorumu. Biz kendimiz silahı İHA'Mızı versek birine, o bizi bağlar. Mesajı Paylaş

selcukkocak78

birde ek bilgi vereyim.
1 kt luk patlama için 7kg u 235 (%95 ve üzeri saflıkta)yeterlidir. bu bir bond çantaya bile sığabilir. tetik mekanizması basittir yaklaşık.2-8 arası parçanın doğru açılarda uygun miktarda patlayıcıyla kaynaştırılarak nükleer patlama oluşturulabilir.iranın elinde yaklaşık 100 kg kadar var bu maddeden yani artık bomba yapabilecek seviyeye çok yakınlar.1 kt luk patlama taktik seviyede etkili olur.radyasyon ve blast etkisi çok sınırlıdır.patlama çapı 1 km nin biraz üstüdür. 3 km den sonra binalarda sadece 4 şiddetinde ki depremin etkileri oluşur.
1 mt luk patlama içinse 180 kg plutonyuma ihtiyaç vardır.60-80 kadar parça ile balistik patlamayı içe doğru birleştirecek ölçüde bir düzenek kurulur.patlama sekansı mükemmel olmak zorundadır.patlama etki çapı 8-10 km. 20 km ye kadar blast ve kavurucu ateşlerle herşey küle döner.radyasyon etkisi yüksektir.radyasyon ve patlama etkisinin artırılması için yerden 3-5 km yüksekte altimetrik bir tetik ile patlama sağlanır.genelde 8 seviyeli güvenlik kilidi ile korunur bu tip bombalar.
adana ve ankaradaki abd nin b 61 tipi nükleer bombaları taktik tiptedir sınırlı güce sahiptir.1-2 kt arası patlama oluşturabilirler.ve korkut tipi silahlarla vurulurlarsa etkisiz hale gelebilirler.çünkü patlama sekansı hassastır hazne içindeki patlayıcı düzenekler zarar görürse basit bir balistik patlama olur ama bölge için kirli bombaya dönüşür.havayı suyu ve toprağı 100 lerce yıl zehirler.
birde füzyon bombaları vardır.
bunlar üç patlama ile bu hale dönüşürler.birinci patlama sıradan balistik patlama ile fisyon reaksiyonu oluşumu.fisyon reaksiyonu ile oluşan yüksek sıcaklığın bombanın hemen dibindeki hidrojen gazını füzyon reaksiyonuna sokacak seviyelere ulaşması ile füzyon patlamasının sağlanması şeklinde olmaktadır.bomba genelde 1 mt luk fisyon bombasının ardında büyükçe bir tüpte sıkıştırılmış şekilde bulunan hidrojen gazından ibarettir.gaz miktarı arttıkça patlama şiddeti artar.gazda çeşitli bileşenler katarak patlamanın radyoaktif yayılmacı etkisi artırılır kirlilik düzeyi yükseltilir.3- 100 mt a kadar bomba üretilebilir.120 mt luk bir bomba tasarımı yapılmıştır.rusya 50-60 mt luk bir bombayı (tsar) denemiştir.bu bombanın etkileri genelde uzayda olur.bomba patlama katmanlarını atmosferden dışarıya fırlattığı için yeryüzünde istenilen etkiyi sağlamaz.3-40 mt luk bombalar yeryüzünde istenilen etkiyi sağlamaya yeterli olmaktadır. Mesajı Paylaş

selcukkocak78

korkut atom bombasını bile durduruyor derken gülen arkadaşlar hangi atom bombasını nasıl durdurabildiğini öğrenmiş oldular böylece.mk türevi serbest düşümlü bombalar vurabilen korkut abd nin b 61 tip mk serisi bombalarını vurup etkisiz hale getirebileceğini anlamışlardır umarım. Mesajı Paylaş

dum

Sadece serbest güdümlü bombalar demeyelim de ; belli bir menzile kadarki balistik füzeler de korkut/aic 35 mm veya hisar-a tarafından engellenebilir.

Netice itibarı ile scud veya benzeri türevli o füzelere de kbrn harp başlığı takılabilir..

Hoş ;  Irak ve Suriye tehdit ilmaktan çıktı. İran ve Rusya ile de kanka olduk. Yunanistan hariç "menzilde" düşman ülke kalmadı. ;) Mesajı Paylaş

HDS

Korkut zaten basit bir "Aman helikopter görürsek gözüne sıkalım" aracı olmanın çok ötesinde yetenekleri olan bir sistem. Atış hızı çok yüksek, parçacıklı mühimmatla bile çok yüksek, hareket halinde ve hem radar ve hem de sadece optikle atış yapabilme isterleri çok sıkı. Hem atıcılar için hem de AİC'ler için deli gibi "stiffness" isterleri vardı attığını vursun diye. Ha keza namlu çevresinde ilave salınım önlemek için stiffener'lar var.

Bu arada, bu "baz" kabiliyetten; "Uçak vursun, helikopter vursun"dan, "O değil de attıkları mühimmatı, füzeyi de vursun"a evrilebildi. Zaman içinde Atom mühimmatının parçacıklarını büyüterek havan, basit balistik roket vs vurabilir miyiz diye baktılar. Fena bir şeyler çıkmadı ortaya. Ha keza şimdi radar ve yazılımın desteklenmesi ve belki ilave bazı araçlar eklenmesi gerekecek.

Hayvan gibi oldu ama, işte her seferinden yeniden baştan tasarlanmak durumunda kalmadan güncellenebilen, ilave kabiliyet eklenebilen bir sistemimiz oldu. Öyle her yerde de yok bundan. O da ayrı..  ;) Mesajı Paylaş

Revolver

Asıl önemli olan gerçektende Türkiyede atom bombası olduğuna inanılması. Mesajı Paylaş

anafor2016

@HDS

Korkut ZMA aracı kuleye göre biraz güdük kalmamış mı? Yada Kule fazla heybetli değil mi? Ağırlık merkezi çok yukarda gibi görünüyor. Tamamen görsel olarak yorumum, Altay'ın alt sistemleri üzerine tasarlansa daha güzel görünürdü sanki Mesajı Paylaş

HDS

İçeriden, yani zırh altından mermi yüklemeye izin verir şekilde, 200 adet atıma hazır mermi, bunu namluya o hızda ve hatasız sürecek mayonsuz mekanizma, iri merminin yeteri çap mermiyollarında akması, tepedeki radarın optiğin kaidesi derken hacim o oldu. Ama kule ağır değil çok. Ceylan gibi sekiyor Akıncı baksanıza. Mesajı Paylaş

Energy

Sinop Nükleer Santrali'nde süreç başladı

Türkiye'nin ikinci nükleer güç santrali (NGS) olma özelliğini taşıyan Sinop NGS için hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) başvuru dosyası Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sunuldu. Buna göre, Sinop İnceburun mevkisinde doğal orman vasfı olmayan alanda kurulması öngörülen santral için hazırlanan ÇED başvuru dosyası Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca genel formata uygunluğu onaylandıktan sonra hem kurulacak olan inceleme ve değerlendirme komisyonu (İDK) üyelerine gönderilecek hem de halkın görüşlerine açılacak. Halkın katılımı toplantısı gerçekleştirildikten sonra İDK üyelerinin görüş ve önerileri ile halktan gelen görüş ve öneriler doğrultusunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca ÇED raporu özel formatı hazırlanacak ve ÇED raporu da bu formata uygun olacak. Yürütülecek çalışmalar sonucunda hazırlanacak ÇED raporu, İDK tarafından da değerlendirilerek Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onayına sunulacak. Raporun Bakanlıkça olumlu bulunması halinde projede yer alan çevresel önlemlerin yeterli görüldüğü onaylanmış olacak. Yatırımcı açısından bir taahhüt niteliği taşıyan ÇED raporunda, projenin inşaat ve işletme dönemlerindeki tüm etkileri Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca izlenecek ve aykırılık tespiti halinde ise mevzuatta öngörülen yaptırımlar uygulanacak. Proje kapsamında yürütülecek tüm faaliyetlerin, nükleer güvenlikle ilgili tüm dünyada kabul görmüş ilke ve standartlar çerçevesinde titizlikle yürütülmesi sağlanacak. Sinop NGS projesi kapsamındaki inşaat faaliyetlerinin başlayabilmesi için "ÇED Olumlu" kararının yanı sıra Türkiye Atom Enerjisi Kurumundan (TAEK) yer lisansının ve inşaat lisansının da alınmış olması gerekecek. Proje için seçilen sahanın uygunluğuna yer lisansı aşamasının sonunda karar verilecek.

GÖRÜŞ VE ÖNERİLER TOPLANIYOR
ÇED süreci, gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları içeriyor. ÇED raporunun kapsam ve özel formatının belirlenmesinden önce halkı proje hakkında bilgilendirmek, projeye ilişkin görüş ve önerilerini almak üzere halkın katılımı toplantısı yapılıyor.

http://www.karar.com/ekonomi-haberleri/sinop-nukleer-santralinde-surec-basladi-722148# Mesajı Paylaş

cagribey

Halkın görüşlerine açılacak deniliyor ama halkın görüşü zaten belli. Merkezde azıcık dolaşsalar anlarlar.

İnceburun da, yani ülkenin en kuzey noktası aha da şöyle bir yer:



Mesajı Paylaş
''Bre sorun Nemçelü'ye Lehli'ye,
Ne de çabuk unuttular Muhac'ı''

putty

#73
Oca 14, 2018, 10:02 ÖÖ Last Edit: Oca 14, 2018, 10:04 ÖÖ by putty
Nükleer santralimiz ile füze deneme merkezimiz arasında 20 km var
Bu santrallere ya yolcu uçağı çarparsa diye dayanıklılık hesaplanıyor iken yanı başında füze denemek biraz garip Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter