Türkiye'nin Nükleer Enerji Çalışmaları

Başlatan Göktuğ, Haz 29, 2016, 01:44 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

saladin

Sinop'la Karadeniz baliklarini, findigi ve tutunu, Akkuyuyla Akdeniz baliklarini ve cukurova tarimini, Tuz goluyle ic anadolu tarimini ve Igneada'yla Trakya tarimini garantiliyorlar, ve radyasyon konusunda ulasilmadik tek yer olarak dogu ve guneydoguyu birakiyorlar. Oralardaki tarim  ve hayvancilik radyosyan verecek degerde gorulmemis herhalde.

Igneada 3'cu havalaninin rotalarinda nasil yer aliyor bu arada?
Mesajı Paylaş

Danişment




Görünüşe bakılırsa Fransızlar ve Almanlar bütün ülkeyi garantilemişler. Mesajı Paylaş

Baltica

Herhalde, 20 sene olmustur. Kapanmadan evvel Litvanya'da ki Ignalina nukleer santralini gezmis ve bir insanin girebilecegi en son noktaya kadar cekirdeginin (Core)  en yakinina girip, gormustum. Santral, Litvanya ve Belarus sinirinda bir golun hemen yanina kurulmustu ve santralin sogutma suyu - tabii dekontamine edildikten sonra- bu gole desarj ediliyordu. Golde, temmuz ayinda coluk-cocuk haftasonlari yuzuyorlardi. Baktim, herkes girmis yuzuyor, ayni golde bende yuzdum. Sukur, bugune kadarda, bu yuzden herhangi bir saglik problemi yasamadim. Mesajı Paylaş

anafor2016

Göl suyu sıcakmıydı? Mesajı Paylaş

selcukkocak78

reaktör koruyucu kabuğunun dışında uyku tulumunu ser bir yıl orda yaşa aldığın radyasyon sadece 3-4 röntgen çektirmekle aldığına denk olur.soğutma sularıda radyasyonlu suya direkt temas etmezler.borulardan geçen suyu soğutmak amacıyla kullanılırlar.borulardaki soğutma suyu saf sudur.bir aksilik olurda yakıt çubuklarındaki tepkime kontrol altına alınamazsa o zaman göl yada deniz suyunu reaktörü boğarak söndürmekte kullanırsınız.su reaktördeki ışımayı durduran bir maddedir.nükleer denemelerin çoğunluğu bu yüzden deniz altında yapılmaktadır. Mesajı Paylaş

farabi

#35
Ara 21, 2017, 10:11 ÖÖ Last Edit: Ara 21, 2017, 10:26 ÖÖ by farabi
Sayın Harzemşah yazmış ,

" Nükleer santrallerde yer seçimleri depremle ilişkilidir. Bu nedenle ilk 4 santral için seçilen yerler;

1. Akkuyu (Rusya ile)
2. Sinop (Japonya ile)
3.İğneada (Çin ile)
4.Tuz Gölü (Muhtemelen G.Kore veya Fransa ile)

olarak belirlenmiştir. Yukarıda sayılan 4 bölge, Türkiye'nin deprem bakımından en durgun bölgeleridir. "
***

Konuyu çok dağıtmak istemiyorum ama , bu NGS'ler çok büyük yatırım alanları , 4 santralin yatırım maliyeti aşağı yukarı 80 milyar dolar. Hepsi devrede olduğunda muhtemelen ülkedeki kurulu gücün  ( dolayısı ile satın alınacak enerjinin ) en azından %15'ini karşılayacak. Bu durum mali tablonun ötesinde ülkeler arası stratejik bir ortaklık alanı da oluşturmakta.

Tuzgölünde kurulacak NGS Fransızlara gidecekse , Japonlarda olduğu gibi ipi gevşek tutmayıp, beraberinde Safran-Snecma'yı da ülkeye çekmek lazım. Avrupa'nın üç büyük motor üreticisinden ikisinin Türkiye'ye yatırım yapmasını sağlamak , Türkiye'yi ciddi anlamda rahatlatabilir. Bu tür alt ittifak modelleri , ilgili ülkelerin de Abd karşısındaki konumunu  güçlendirmesini sağlar. İngiltere'nin BAE üzerinden kurmakta olduğu köprü , Fransızların Eurosam ile Türkiye ortaklığı , sadece ülkemiz lehine sonuçlar ortaya çıkarmayacaktır. Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

@Farabi üstadım,

Bu projeleri bir nevi teknoloji edinim amaçlı olarak değerlendiriniz? Rus, Japon ve Çin'in ardından Batı teknolojilerine de vakıf olmak amaçlı. Amaç 5. santrali milli olarak tasarlayıp, yapmak... Mesajı Paylaş

putty

Fransa da Almanya da insanlar yemeklerini elekrikle yapıyor elektrik ile ısınıyor banyo yapıyorlar. Kendi işçisi teknolojisi firması ile 50 tane santrali yapmış oh ne güzüler uranyumdan enerji üret evde kaloriferi şohbeni ocağı çalıştır biz ise Rusya dan gaz alıp onu yakıp para ile ithal edilen enerjiden enerji üretip onu vatandaşa satalım. Bu enerji ile sanayi kurup Rusya ile rekabet mi edeceğiz yani. Tübitak işi gücü bırakıp Türk tipi nükleer santral üretmeli kalan 50 santrali bunla inşa etmeliyiz. İsrail in bizden daha çok elektriği olması adaletmi  Mesajı Paylaş

farabi

#38
Ara 21, 2017, 10:44 ÖÖ Last Edit: Ara 21, 2017, 10:56 ÖÖ by farabi
Harzemşah üstadım çok haklısınız . Öyle de bakıyoruz zaten . Çin SNPTC'nin önerdiği reaktör sanırım Westinghouse , onu da Mitsubishi satın almıştı. İşin içerisinde ABD'nin kullandığı teknoloji de var. Bu sürecin sonunda nihai hedefin milli bir reaktör tasarlamak olduğu ya da en azından G.Kore gibi yurt içi imkanlarla bir santral kurabilmek ve işletebilmek olduğu anlaşılıyor.

Buna ek olarak anlatmak istediğim , bu kadar devasa büyüklükteki yatırımların ki 4 reaktörlü 5000 MW santraller kuruyoruz bu da santral başına maliyeti 20 milyar dolara ulaştırıyor, bu anlamda NGS anlaşmaları tek başına dahi diğer pazarlık konularını da rahatça masaya çekebilir.

***

" biz ise Rusya dan gaz alıp onu yakıp para ile ithal edilen enerjiden enerji üretip onu vatandaşa satalım."

Putty üstadım , o gazı da almanya'dan aldığımız gaz türbinleri ile çevrimini yapıyoruz. Yani bağımlılık tek yönlü değil , çift yönlü.Dünyada yeterli doğalgaz üretimi olmadan , en çok sayıda doğalgaz santrali işleten ülkelerden biriyiz. Konu hakkında etraflı bilgi sahibi değilim , -belki sayın selcukkocak78 daha etraflı bilgi verebilir-  bu ülkeler içerisinde yerli üretimi olmayan nadide ülke biz olabiliriz. Mesajı Paylaş

selcukkocak78

türkiyenin 45 miyar $ lık bütçe açığının 5 milyar $ ı hammadde ve ithal ürünlerden 9 milyar $ ı petrol ki bunun 6 milyar $ ı araç yakıtı olarak tüketilmekte,30 milyar $ ı ise doğalgaza harcanmaktadır.bu 30 milyar $ lık doğal gaz alımının 4-5 milyar $ ı ev ve işyerlerinde direkt harcanmaktadır.kalan 25 milyar $ lık doğalgaz ,çevrim istasyonlarında yakılarak elektrik enerjisine dönüştürülmekte olup.yıllık tüketimin % 50 sine yakın miktarı burdan sağlanmaktadır.kurduğumuz her nükleer santralde üretilecek güç ile doğalgaza harcanacak miktarda %10-15 oranında azalma anlamına gelecektir.dolayısıyla kurulumundan sonra 10 yıl içinde bu santrallerin kendini amorti edeceği beklenmekte.kurulmasının planlandığı kesinleşen 8 santral var yeri kesinleşen 4 inşaatı süren 2 başlamaya yakın olan 1 santral inşaası var Mesajı Paylaş

sadalone

#40
Ara 21, 2017, 11:11 ÖÖ Last Edit: Ara 21, 2017, 11:14 ÖÖ by sadalone
Nükleer santraller açılacak doğalgaz bağımlılığımız azalacak demek bence çok iyimser.Bu santraller devreye girene kadar belki'de Türkiye'nin elektrik tüketimi en az 2 katına çıkacak yani bu santralleri gelecek ciddi bir enerji talebi için de yapıyoruz.

Rusya'dan doğalgaz satın alıp alıp elektriğe çevirmek yerine kısayol'dan direk elektrik satın alacağız.Muhakkak bunun bize az yada çok yararı dokunacaktır ama  enerji bağımlılığımızı gerçekten azaltacaksak bu nükleer santralleri kendimiz yapacak duruma gelmemiz gerekiyor. Mesajı Paylaş

putty

#41
Ara 21, 2017, 11:13 ÖÖ Last Edit: Ara 21, 2017, 11:18 ÖÖ by putty
Mısır ve Suudi Arabistan ın da nükleer santral kurma kararı almasını bizim ile ilişkilendirebilir miyiz? İsrail biliyorsunuz nükleer santrali atom bombası yapma girişimi gibi görüp bombalıyordu. Biz bu tabuyu yıktık bence İslam dünyasında bir cesaret geldi kendi nükleer santrallerine start verdi bölge ülkeleri. Benim tahminin ortadoğuda nükleer santral sahibi ülkeler emirliklere kadar artacaktır yakın gelecekte. Kuveyt Cezayir Fas Ürdün hepsi sıraya geçecekler. Bu rüzgarı biz başlattık bence.

Buradan bir ihtimali daha tartışmaya açmak istiyorum
İsrail yine bu santralleri bombalarmı
Bunu iki kısımda soruyorum birincisi daha muhtemel görülen Mısır ve Suudi Arabistan daki inşaatları son evrede yine bombalar mı
diğer daha küçük biraz uçuk agresif zorlama soru ise bizi bombalar mı acaba
Bir sabah bir uynamışız tüm nükleer santral inşaatlerimiz yerle bir olmuş Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Enerji çeşitliği projesi ile riski minimize etmeye çalışıyoruz. Hedefimiz, elektrik üretiminde;

-%20: Hidroelektrik
-%20: Kömür
-%20: Doğalgaz/akaryakıt
-%20: Nükleer
-%20: Alternatif (Rüzgar, Güneş, Jeotermal vs)

Bu hedef doğrultusunda yeni doğalgaz santral lisansı vermeyip, kömür ve alternatif kaynaklara  yükleniyoruz. Maalesef ülkemizdeki büyük akarsular üzerinde baraj yapılacak yerlerin tamamını kullandık. HES adı altında küçük akarsulara hucum ettik. O da bitince hidroelektrik kaynaklar tükenmiş olacak. Özetle tek çıkış yolu nükleer ve alternatif olarak görünüyor... Mesajı Paylaş

HDS

Türkiye'nin enerji ihtiyacı sürgit bir düzende artmıyor, artmayacaktır. Zira tükettiğimiz elektriği sürdüğümüz aygıtların da verimliliği hızla artıyor.

Biz Amerika, İngiltere gibi değiliz elektrik konusunda. Elektrikle ısınmıyoruz, yazın yaşadığımız yerleri 16 dereceye soğutmuyoruz.

Zaman içinde sokak aydınlatmaları ve sair aydınlatma için gittikçe ucuzlayan LED'ler devreye giriyor ve girecek.

Zaten bize 2000'lerin başlarında söylenen tüketim grafiğini de yakalamadığımız görülüyor.


Enerji kaynakları ile ilgili faylar değişiyor. Düşük karbon emisyonu vs derken, alternatif kaynaklar enteresan bir hal almaya başladı. Türkiye'de de güneş yatırımları, rüzgar yatırımları tuhaf bir hal almaya başladı.

Bu tür cazip kaynakları ise ya makul bir depolama ile ya da nükkeer gibi yine temiz ama destek gücü ile desteklemek gerekiyor.

Gelecek onyıllarda da ısınma için doğalgaz kullanabilecek altyapımız var. Kurduk artık onu ve taşraya dahi boru döşedik. Bunu kullanacağız muhakkak.

Ancak elektrik için de doğalgaza bağlı kalmanın alternatif yollarına bakıyor olmamız beklenir. Mesajı Paylaş

putty

Sayın selcukkocak78 ın evlerde ve iş yerlerinde ki doğal gaz tüketim rakamı 4-5 milyar dolar. Bu rakam buna bir çare bulmalıyız illa seviyesinde değil bu yüzden konutlarda gaz yakmayı çokta ivedi bir soru nolarak bende görmüyorum. Ama santrallerde 30 milyar dolar verip gaz yakmak tam bir ahmaklık. Bu kokain karteli carlos un meşhur ısınmak için dağ evinde 3 milyon doları şömnede yakması öyküsü gibi oluyor. Bunu Rusya yapsa onun için bile ahmaklık biz ise parayla alıp yakıyoruz resmen para yakıyoruz. 25 milyar doları santralde yakmak ne demek bütün ülkenin bir senelik turizm gelirini sobaya atıyoruz demektir Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter