Savunma Sanayi Müsteşarlığı

Başlatan ocay, Haz 03, 2016, 05:53 ÖÖ

« önceki - sonraki »

ocay

Türk Standartları Enstitüsü, (TSE), 30.000.000 lira sermaye ile Ankara'da kurulacak olan ve ortakları arasında Savunma Sanayii Müsteşarlığının da bulunduğu TRTEST Test ve Değerlendirme A.Ş'nin %15 hissesine ortak olacak.

Resmi Gazete'nin 3 Ocak tarihli 29937'nci sayısında yer alan habere göre; TSE'nin TRTEST'e ortak olabilmesi için izin verilmesine, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 30 Kasım 2016 tarihli yazısı üzerine, Bakanlar Kurulunca 12 Aralık 2016 tarihinde karar verildi.


http://www.milscint.com/tr/tse-trtest-a-s-ye-ortak-oluyor/
  Mesajı Paylaş

nokta

Savunma Sanayii Müsteşarlığı Afrika'da iş birliği ofisi açacak

SSM, savunma sanayisi sektörünün NATO'daki iş fırsatları konusunda farkındalığını artırmak amacıyla "NATO ile Nasıl İş Yapılır?" konulu seminer düzenledi.

Müsteşarlığın Konferans Salonu'ndaki seminerde konuşan SSM Uluslararası İşbirliği Daire Başkanı Müjdat Uludağ, savunma sanayinin uluslararası pazarda ihracat faaliyetlerini artırmak ve iş birliği imkanlarını geliştirmek için farklı coğrafyalarda iş yapabilme imkanlarını aradıklarını ve doğru yönlendirme için çalıştıklarını söyledi.

Savunma sanayisinde ihracatı geliştirmenin kolay olmadığını dile getiren Uludağ, "Sadece stratejik seviyede devlet desteği ile değil, aynı zamanda firmalarımızın uluslararası ortam ve organizasyonlarda iş yapma beceri ve tecrübelerinin artırılması ile bu gayret destekleniyor. Bu sebeple bu tür eğitim içerikli seminerleri gerekli görüyoruz." dedi.

http://www.kaptanhaber.com/haber/45809/savunma-sanayii-mustesarligi-afrikada-is-birligi-ofisi-acacak.html Mesajı Paylaş

Observer

SSM olarak 4-7 Nisan tarihleri arasında Brezilya'da yapılaack LAAD-2017 fuarına katılıyormuşuz. Aşağıdaki basın bildirisinde bizden katılacak firmalar ve sergileyecekleri ürünler ayrıntılı olarak belirtilmiş.

http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/hizli/duyurular/PressReleases/Sayfalar/20170403_LAAD.aspx
Mesajı Paylaş

ocay

SSTEK ve Türk TEST'den başka sensör üretimine yönelik bir SAN olacak yakında.

Daha sürprizi ise uydu firlatma sistemleri için itki sistemleri yapacak ayrı bir şirket olacakmış.. Enteresan Mesajı Paylaş

HDS

Detektör-San...

Mesajı Paylaş

commandos

Fırlat-san Mesajı Paylaş
Dünyada iki bilinmeyen vardır; biri Kutuplar, diğeri Türkler...
-Albert Sorel-

malpsoy

Acaba S-400 pazarlıklarının açıklanan "anlaşmaya çok yakın" maddelerinden biri mi ? Mesajı Paylaş

HDS

Detektör-SAN doğru yahu bu arada.  :)

Ankara ve çevresinde Japon isimli organizasyonlarımız artacak gibi görünüyor. Ancak maliyetler konusunda konsantre olmak gerek. Biz genelde bu işlere romantik yaklaşırız ancak şu anda bir dolu sofistike optik pod ve sistemimizde kullandığımız termal ve CCD gündüz sensörleri dahi çok ucuzlar. Mesele bazen alabilme ya da alamama meselesi, lakin maliyetleri de göz önünde bulundurmak ve bu konuda iş adamı gibi davranmak gerek. İyi organize olmak, Türk sanayisinin ve mümkün/gerekli oldukça yabancı sanayinin detektör ihtiyacını çok makul fiyatlarla karşılayabilmek gerek. Mesajı Paylaş

commandos

@HDS hocam, ne bileyim insan daha orijinal ve yaratıcı bir isim bekler... :) Mesajı Paylaş
Dünyada iki bilinmeyen vardır; biri Kutuplar, diğeri Türkler...
-Albert Sorel-

Baltica

Konu kiyisindan acilmisken....

IDEF 2017, bana bir yandan 15-20 yil once hayal dahi edemeyecegimiz seviyelere ulasmanin gururunu yasatirken, diger taraftan, Turk savunma sanayiinin, bir istikameti, en son IDEF'te emareleri acikca gorulen, ucuruma ve felakete giden bir yol ayrimina geldigini dusundurdu !

74' sonrasi ambargo ve sonrasinda hakli olarak, herkesin aklindaki soru, "Biz bunu yapabilir miyiz ?' idi.

Ancak, zaman icerisinde ve bugun gelinen noktada, hala ayni sorunun soruluyor olmasi acaba ne kadar dogru ?

Yoksa, sormamiz gereken dogru soru "Biz bunu yapmali miyiz ?" ve "Sayet, yaparsak, bu urunun global pazarina girebilir miyiz veya bu urun icin global bir pazar yaratabilir miyiz" mi olmali ?  

Hangi soru setinin dogru oldugunu anlamak icin, tabii, "surdurulebilir" bir savunma sanayii grand stratejimizin olmasi gerekiyor. Bu da, pratikte su soruyu gundeme getiriyor; Savunma sanayiimizin omurgasi vakif sirketleri, acaba, aynen bugun oldugu gibi, surekli kamu projeleri ile beslenen ve kamu kaynaklari ile ayakta tutulan, "Bize o gun, ne lazimsa onu yapan" sirketler olarak mi kalmali yoksa, ornegin Aselsan'dan bir Siemens, bir GE, Havelsan'dan hic olmazsa bir Rohde-Schwarz cikarabilir miyiz ?

Sayet cevap, "Aynen devam" ise, hic mesele yok, ilk buyuk ekonomik krizde, start-up'larin, alt yuklenici KOBI'lerin kapisina kilit vurmayi, sektorde calisan yaklasik 30.000 kisinin yarisinin isini kaybetmesini, yillarca emek ve kaynak harcadigimiz projelerin 3/4'une elveda demeyi goze alir, yola aynen devam ederiz.

Ancak, cevap savunma sanayiinden, hic olmazsa 2 tane global player cikaralim ise, o zaman, dogru sorularla bicimlendirilmis bir grand stratejimizin olmasi gerekiyor.

Bu stratejiyi ortaya koymasi gereken makam, yakin zamana kadar SSM idi. Simdilerde ise, SSM ve MSB arasinda bu yetkilerin paylasimi konusunda alevlenmis bir itis-kakis var. Oncelikle bu sorun cozulmeli. Ondan sonra, acil bir sekilde bir savunma sanayii grand stratejisi olusturmaliyiz. Laf olsun diye degil, gercekten !

Cunki, Emekli general vizyonu, Aselsan muhendisi kafasi ve SSM burokrati capi ile gelebilecegimiz yere kadar geldik, buradan bir seviye daha ileriye gitmek istiyorsak artik, bize cok daha fazlasi lazim.  

Ancak, son IDEF'te gorduklerim, duyduklarim beni bu konuda cok umitli kilmiyor maalesef...  



Mesajı Paylaş

swat

@Baltica hocam haklı olduğun noktalar var ama içerideki enerji çokta kötü değil zira çok haklı olduğunuz nokta gelinmiş nokta ve enerjinin doğru sarf edilmesi.

MKE standından bir örnek verecek olursak, maliyet çalışanların dikkate aldığı bir değer değil, ordu ister biz yaparız fikri hakim bu biraz 1975 haksız ambargo romantizmi... Ama şikayet ettikleri noktalarda var mesela geçmiş dönemdeki ar-ge ürünleri ordu tarafından zar zor kabul ediliyor veya edilmiyor bunun kırgınllığı var özellikle 15 yıl üstü hizmet veren çalışanların tamamında bu kırgınlık hakim.

Aselsan Tarafı artık global oyuncu denebilir. Orka gibi 324mm sınıfı bir torpido çıkardı bununlada kalmadı bunun öncesinde Tork gibi bir savunma torpidosu ile yenilikçi bir ürünle geldilerve artık çok ciddi bir ürün yelpazeleri var. Global oyuncu olurken pastanın hangi dilimi bizim olabilir kısmı var tamam pastaya göz koyduk ama hangi dilimi mideye indirebiliz???

Bu konuda çok hayalperest olmakla idealist olmak aslında ince çizgi mevcut. Bahsettiğiniz grand stretejideki bir vizyon hatası bu iki nokta arasında gidip gelmemizi sağlayacaktır.

Örnekle devam edelim Otokar gibi bir oyuncu 63 ülkede araçlarını koşturuyor ve ciddi bir saha geri bildirimine sahip Otokar artık pastada diğer dilimlere oynayabilir. Ama şirketler genel olarak Orta doğu, Orta Asya ve okyanusya ülkelerine oynayabilirler çünkü  bu güne kadar girebildiğimiz oyun sahası bu coğrafya. Bu ülkerede ağırlığımızı arttırabilir, Avrupa ülkelerini (öncelik Doğu Avrupa) buna ekleyebiliriz. Mesajı Paylaş

Baltica

sayin @swat, bizim hic bir vakif sirketimiz, global oyuncu degil. Bu yapilanma sekli ve mentalite ile de olmasina imkan ve ihtimal yok.

Bunun sebepleri :

1- Kuruluslari sirasinda olusturulan yapilanma bugunun ihtiyaclarini karsilamaktan cok uzak. Bu yapilanma biciminin mahzurlarini ve SAN'larin elini kolunu nasil bagladigini daha evvel baska bir baslikta aciklamistim.

2- Zaten kayda deger bir varlik gostermeyen, Aspilsan'i, Isbir'i bir yana birakirsaniz, buyuk SAN'larin hepsi, bugun icin temel olarak, "Devlet, bugun ne istiyorsa, onu prototipleyen" muhendislik sirketleridir.

3- SAN'larin, faaliyet stratejisi, yukarida da belirttigim uzere, "Biz bunu yapabilir miyiz ?" sorusu etrafinda sekillenmistir. Halbuki, gunumuzde, stratejinin ustunde bicimlenmesi gereken dogru soru "Biz bunu yapmali miyiz ?" olmalidir. Ancak, bu soruyu sormak o kadar kolay degildir, bunun icin, hem burokratik, hem son kullanici, hem de SAN'larin managementi tarafinda esasli bir mentalite degisimi gerekir.

Fuarda konustugum ust duzey bir Aselsan gorevlisi, son kismina @HDS'nin de sahit oldugu sohbetimizde, 80'lerde, Aselsan'da terzihane oldugunu cunki, yurt icinde, istedikleri evsafta telsiz kilifi diktiremediklerinden bahsetti. Bugun terzihane yok, ama ayni mentalite devam ediyor.

Ben de size bir ornek vereyim; Aselsan standindaki mobil rontgen cihazini gordunuz degil mi ? Bu forumda da post edilen Aselsan stratejik paperinda, saglik teknolojileri vs. diye 2 satir bir baslik acilmis, zannedersiniz ki, Aselsan once, bir kac 100.000 EUR para odeyip, dunya diagnostik cihaz pazari ile ilgili bir pazar arastirmasi yaptirdi. Sonra, bu cihazlari "Competitive Advantage"a sahip olacak bir sekilde uretebileceginin analizini yapti da, ona istinaden yaptilar. Hayir, Saglik Bakanligi, bir sebepten GE ve Siemens'e bozulmus, bunu yapabilir misiniz denmis, bunlar da yapariz demisler. 
Bir kac tane, biyo-medikal muhendisi genc cocugu ise almislar, eh Aselsan'da zaten core teknoloji de var, oturup, Siemens'in mobil rontgen cihazina bakip yapmislar. Ancak;

Fuarda konustugum, cihazi dizayn eden genc muhendisin, dunyada, diagnostik cihaz pazarinin nasil dondugu ile ilgili en ufak bir fikri yoktu. Gerek Siemens'in, gerek GE'nin, bu cihazlari, ancak organik baglari olan buyuk finansal guce sahip, Leasing sirketleri ve bankalar (GE Money Bank vs.) vasitasiyla ve butun dunyaya yayilmis, satis ve servis agi ile pazarladigini soyledigimde, aldigim cevap, "O konulara baska bolumler bakiyor" oldu ! :) Daha vahimi muhendis arkadasin bu cihazlarin nasil ruhsatlandirildigi ile de ilgili en ufak bir fikri yoktu. Bu "YOK"lari, diger"YOK"lar ile, yani Aselsan'in marketing yetenegi, stratejisi ve marketing gucu (Sales Force) ve finansal kapasitesi ile beraber ele aldiginizda, sonucun fiyasko olacagini gormek icin muneccim olmaya gerek yok. 

Ancak, ne olacak ? Benim vergilerimle, finanse edilen Aselsan, X saat/muhendislik, para ve zaman ve daha onemlisi, bu milletin bir konudaki umidini cope etmis olacak. Saglik olsun.   

  Mesajı Paylaş

delenda_est_carthago

#27
May 16, 2017, 08:52 ÖÖ Last Edit: May 16, 2017, 08:53 ÖÖ by delenda_est_carthago
Orta seviyede bir Aselsan yoneticisiyle IDEF'te cekilmis su roportajin 00:56'nci saniyesinden itibaren soylenenler durumu ozetliyor sanirim.

https://www.youtube.com/watch?v=YVkcMD86uqU

"Aselsan does everything in Turkey, actually" :)

  Mesajı Paylaş
Dum spiro, spero

swat

@Baltica hocam bu YOK'lar savunma sanayi içinde mi YOK ? Ya davizyon eksikliğimi veya yetersizliği mi? yoksa vizyonda mı yoklar arasında?
Mesajı Paylaş

Baltica

#29
May 16, 2017, 02:21 ÖS Last Edit: May 16, 2017, 02:26 ÖS by Baltica
Sayin @swat, yukarida, iki onceki iletimde de vurgulandigi gibi, asil mesele; Aselsan, Havelsan vb. gibi vakif sirketlerinin, gunluk ihtiyaclar dogrultusunda, uzun vadeli stratejilerden yoksun olarak, kendilerine " Ne lazim oldugu soylendiginde veya bunu yapabilir misin ? diye soruldugunda " onun prototipini ureten, askeri muhendislik sirketleri olarak mi kalmasi yoksa, en azindan bu iki sirketin, askeri/sivil cift kullanimli teknolojilere odaklanmis, ana faaliyet olarak sivil urunler ureterek, global olcekte pazarlayip, satan ancak ihtiyac oldugunda, odaklanmis oldugu teknolojik alanlarda askeri urunler de veren, Siemens veya Samsung vs. gibi bir global player mi olacagi.

"Boyle iyi, devam etsin" deniliyorsa, amenna. Ancak, bilmek gerekir ki, Vakif sirketleri, ortulu kamu subvansiyonlari ile ayakta tutuluyor (Sevgili HDS'nin cok hosuma giden deyimi ile "Andizlama projeleri" verilerek !) Aslinda, su anda buyuk SAN'lar kimse yanlis anlamasin ama bir cesit Piramit usulu saadet zinciri metoduyla gidiyorlar. Ornegin Aselsan'in, hali hazirda, elinde yuruttugu cogunun birbiri ile uzaktan yakindan alakasi olmayan teknolojik alanlarda 500'den fazla proje var. Buna karsilik, hademesinden, muhasebecisine 5500 civarinda personeli var. Mevcut personel yapisi ve teknolojik zorluklar, ellerindeki projeleri bile sozlesme terminlerinde bitirmek icin yeterli degil iken ve Aselsan'in muhendis kadrosu mevcut projelerle sature olmusken, bu yapinin finansmanini temin icin, habire yeni yeni projeler gundeme getirilip, sisirilmis butcelerle sozlesmesi baglanip, Devlet'ten avansi aliniyor. Peki sonrasi ? Sonra, mevlam kayira ! Biter mi, bitmaz mi ? Ne zaman biter Allah bilir ! Bu durumun uzun vadede surdurulmesi, kaynaklari Turkiye olceginde bir ulke icin kesinlikle mumkun degil. Mesela, Turkiye bir AB uyesi olsaydi, sirf bu ortulu kamu subvansiyonlari yuzunden milyarlarca Euro ceza odemek durumunda kalirdik.

Ya da, bu durumun surdurulemez oldugu artik idrak edilip, baska bir yapilanmaya gecmek gerekiyor.

Suphesiz, bu konudaki yol haritasini cizecek makam, SSM veya bugunku durumda, SSM vs. MSB. (Artik hangisi, hangisini doverse ! Gerci aradan, Sanayi ve Teknoloji Bakanligi da, Bakan'in savunma Sanayii gecmisi nedeni ile kopmus geliyor ama biz, iyi olan kazansin diyelim :) )

Fakat mesele surda ki, acaba, bu burokratik yapilanmanin cesitli kademelerinde, bu karari verecek olan ust duzey burokratlar icinde, onlara bu karari vermesinde yardimci olacak, ticari, hukuki altyapiyi hazirlayacak orta kademe burokratlar arasinda, hayatinda hic, global olcekli bir sirkette calisma tecrubesi olan veya belli bir sektorde uluslararasi pazara hakim olan biri var mi acaba ? Hatta daha da somut soralim, bu burokratik kadro icerisinde, hayatinda, hic global bir pazar/urun icin, market analizi yapmis, degerlendirmis biri var midir ? 

Bu anlattiklarimdan, Aselsan'in yetkin bir muhendislik sirketi olmadigi anlami cikmasin. Tam tersine Aselsan, gayet yetkin bir askeri elektronik muhendislik sirketidir. Ozellikle, uzerine vazife olmayan, sacma sapan islerle ugrasmadigi zaman. 

Ancak, siz, Aselsan'a, etine buduna bakmadan, Turkiye'nin butun birikmis, teknolojik acigini, "disariya cok doviz gidiyor", "bu sistemi bize satmiyorlar" vs. gibi cok da anlamli olmayan gerekcelerle kapattirmaya kalkarsaniz, bir gun bir yerde lastik patlar. (Bu anlamsiz bahaneler, yukaridan veya kullanicidan geldigi gibi, Aselsan'da tesne ! Onu da soyleyeyim, yani anlamsizlik cift tarafli) Mesela, Turkiye, bebek mamasi ithalatina, aslinda, diagnostik cihazlarina odediginden daha fazla doviz oduyor. O zaman bu kafa yapisi ile IDEF 2019'da, Aselsan'dan, Milupa ve Nestle'ye alternatif bir bebek mamasi prototipi mi bekleyecegiz ? (Artik onun adini da, Afacan falan koyarlar :) Hem boylece, "Aselsan does everyting, actualy !" cumlesinin de hakkini vermis olurlar ! Tufan ile Afacan sistemleri yan yana, tatli tatli dururlar !) 

Iste bu cercevede, varlari ve yoklari siz kendiniz degerlendirin.          Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter