Türk Ekonomisi

Başlatan kimlikci, May 12, 2016, 08:05 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

Kabardey

Hocam bunu hükumeti savunmak için yazmıyorum ama şuan dünyada adı koyulmamış çok ciddi bir ekonomik kriz var. Bizde bundan ciddi derecede etkileniyoruz. Daha doğrusu etkilenmeyen ülke yok. Tüm bunlara ek olarak bizimde bu kriz için pek önlem almadığımızı vs. katarsanız şuanki durumumuz aslında daha da kötü olabilirdi diye düşünüyorum. Mesajı Paylaş

HDS

Elin oğlu Ar&Ge'ye harcadı ne demek? Bundan ne çıkarmamız gerekiyor?

Gecen gündüzüm bu dünyanın argesinin, hem de hard core argesinin içinde geçiyor. İş hayatı falan da bilmem gerekiyor iş güç gereği. Ben bir şey anlamadım bundan.

Ne tür bir dünya görgüsü bunu söyletiyor bunu merak ediyorum.

Mesajı Paylaş

sailordream

HDS hocam sen benden daha iyi bilirsin hani ben sana söyleyim gelinim sen anla yapalım.
Yeni değişen arge yasası ile küçük ölçekli fabrikalar ve firmalarda ARGE merkezi kurabilir duruma getirdi. Mevcut mühendisleri ve teknik elemanları ARGE merkezi kurup orada gösterme imkanı doğdu. Kısacası çakma yerli arabacı Fikri bakan'ın iddia ettiği veriler daha da aşılacak çünkü firmalar zaten yaptıkları harcamaları ilk defa ARGE kapsamında gösterip kısmi avantajlar kazanma imkanı buldular. Kısa bir sürede ülkenin ARGE'ye harcadığı toplam rakam artmış görünecek ama aslında zaten harcanan paranın yazıldığı kalemin yeri değiştiği için olacak bu.

Toplam gerçek ARGE çalışmalarının miktarında sayısal verideki gibi bir artış olmayacak ama yinede çok desteklediğim bir düzenlemedir. Eski salakça kanundan sonra daha aklı başında bir sistem oluyor.

Ben HDS'ye söyledim de o zaten biliyor forum ahalisi ona çaktırmadan siz okuyun düşünün. Mesajı Paylaş

turkdefence

Kimi destekler konusunda şüphelerim var.

Bir lise öğrencisinin Dil Öğrenme ile ilgili Android Cep Telefonu uygulamasına Tübitak çıkmış 300.000 TL hibe vermiş!

Tübitak muhtemelen bunu Ar-Ge için Hibe yaptım diyecek ve Ülkemizin Ar-Ge hanesine yatırım diye yazılacak; ama bu bedel nereye nasıl kullanıldı, kullanılacak kimse denetlemeyecek. Eleman altına araba alsa bile muhtemelen umurlarında olmayacak!

Biz başka bir intranet uygulaması için teklif verdik ve muhtemelen 3-5 aya uygulamayı yapacağız. Parasını müşteriden aldık ama Tübitak'a da başvuracağız. 6 Aylık veya 1 Yıllık maaşı çıkartırsak kafamız rahat olur! Kaç lira verirler bilmem! Belki de abimiz amcamız tanıdığımız ve akrabamız yok diye umurlarında bile olmayabilir! Yaz 700.000 Tl Ar-Ge masrafı daha oraya!

Hibe desteğinin ve Ar-Ge desteklerinin geri dönüşlerinin iyi denetlenmesi gerektiğini düşünüyorum.

(üstteki iletilere cevap değildir, aklıma geldi yazayım istedim) Mesajı Paylaş

anafor2016

Jöleli her ay telekomdaki görevi için 300 bin tl para kazanırken, ersin düzen 278bin tl alıyormuş. Bunlara bakınca tubitak'a bir şey demek zor oluyor.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/ekonomi/561031/Ersin_Duzen_e_servetin_nasil_odendigi_ortaya_cikti.html Mesajı Paylaş

kimlikci

#20
Ağu 22, 2016, 02:30 ÖS Last Edit: Ağu 23, 2016, 01:55 ÖS by kimlikci






http://www.elektrikport.com/teknik-kutuphane/yerli-tek-kartta-bilgisayar-poyraz/15057#ad-image-0

Tekfen İnşaat, Katar'da otoyol yapacak


Tekfen Holding şirketlerinden Tekfen İnşaat ve Tesisat, yaklaşık 2,1 milyar dolar bedelle Katar'da otoyol projesi için ön protokol imzaladı.

Tekfen'den KAP'a yapılan açıklamada, 34 kilometre uzunluğunda geliş-gidiş 10 şeritli, üzerinde çeşitli kavşaklar, viyadükler, alt ve üst geçitler bulunan projenin anahtar teslimi inşa edileceği belirtildi.

Ön protokol "Al Khor Expressway" adlı otoyol projesinin 36 ay sonunda teslim edilmesini öngörüyor.
Bu otoyol projesi ile Türk müteahhitler Katar'da toplamda 15 milyar dolarlık iş almış oldu.
http://www.dunya.com/sirketler/tekfen-insaat-katarda-otoyol-yapacak-310096h.htm Mesajı Paylaş


kimlikci

Teknokentlerin ihracatı 2,4 milyar dolara ulaştı


Türkiye'deki Teknoloji Geliştirme Bölgeleri'nin (TGB) yaptığı ihracat Ekim 2016 itibarıyla 2,4 milyar dolara ulaştı. Söz konusu ihracat tutarının 2,3 milyar dolarını 10 teknokent gerçekleştirdi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından alınan bilgiye göre, teknokentler yaptığı ihracatla Türkiye ekonomisine destek olmaya devam ediyor.

Türkiye'de faaliyet gösteren 51 teknokentin bugüne kadar yaptığı ihracat 2,4 milyar dolar oldu. Teknokent ihracatında ilk sırada yer alan İTÜ Arı Teknokent 927 milyon 574 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

Yine ekim ayı itibariyle toplam ihracatı 2,3 milyar dolar ilk 10'daki teknokent sıralamasında İTÜ'yü ODTÜ Teknokent takip etti. 743,3 milyon dolar ihracat yapan ODTÜ'nün arkasından 355,6 milyon dolarla Ankara Teknoloji Geliştirme Merkezi geliyor.

51 teknokentte 33 bin 293 Ar-Ge personeli bulunuyor

Ekim ayı itibarıyla teknokentlerde toplam 4 bin 217 firma bulunuyor. 182'si yabancı olan firmalarda toplam personel sayısı ise 41 bin 172. 33 bin 293 Ar-Ge personeli bulunan teknokentlerdeki proje sayısı ise devam edenlerle birlikte 29 bin 317. Teknokentlerin toplam satışları 35 milyar TL'ye ulaşırken, bu rakamın 2,4 milyar lirasını ihracat kalemi oluşturuyor.
http://aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/teknokentlerin-ihracati-2-4-milyar-dolara-ulasti/674998 Mesajı Paylaş

murattekin

Bunlar günü kurtarma çalışmalarıydı. Halkın bir bölümü de duymak-görmek istemedi, kabul etmedi. Ona dikte edilene inandı. İçi boşalmış ekonomimiz hayırlı olsun. Umarım ülkeyi Yunanistan gibi teslim etmek durumunda kalmayız. Mesajı Paylaş
Murat Tekin

BETONBEY

Bir ülkenin krize girebilmesi için 3 kıstas önemlidir.

1. Mevcut borç stoku
2. Bütçe Açığı
3. Cari Açık

Türkiye'nin özel sektör dahil vermiş olduğu garantilerle birlikte mevcut borcunun GSMH'a oranı şu anki spekülatif kur hesabı ile bile % 60'lardadır.

2016 bütçe açığının % 1'lerde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu kabul edilebilir bir oran...

2016 cari açığının 30 milyar dolar seviyelerinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu rakamın GSMH'a oranı ise % 4'ler seviyesinde olması demektir.

Merkez Bankası rezervlerine baktığımızda ise 100 milyar dolar üstü bir rezerv görüyoruz.

AB'nin üye ülkeler için koyduğu Mastricht Kriterleri üzerinden Türkiye'yi değerlendirirsek yukarıdaki veriler ışığında Türkiye pekçok AB üyesi ülkeden daha iyi durumda ve kriterleri yerine getirmektedir.

AMB ekonomiyi canlandırmak için her ay 80-90 milyar avro AB üyesi ülkelere para pompalar, bankalarının batık kredilerini fonlarken biz krizdeyiz ve batıyoruz yani :)

İşsizlik ve piyasada durgunluk olduğu doğru ama sebep zaten dünyanın krizde olması değilmi...

İhracat konusunda herkesin sıkıntısı var zira küresel kriz yüzünden mal alan yok, herkes kesesinin ağzını iyice sıkıyor.

Ülkede para dolaşımında sıkıntı yok, kredi bulmada sıkıntı yok ama mevcut belirsizlik ortamı ve puslu havada yapılan spekülasyonlar sebebiyle sanayiciler yatırım yapmıyor, işini büyütmüyor, yeni işyeri açılmıyor.

3 kredi derecelendirme kuruluşu ile ilgili ise söyleyecek hiçbirşeyim yok zira 2008 krizi öncesinde üçünün de yüksek seviyede yatırım yapılabilir değerlemesi yaptığı pekçok ülke ve büyük şirket ya battı ya kurtarıldı. Yani değerlemelerini pek kaale almamak lazım, spekülatif ve manüplatif açıklamalarını uluslararası yatırımcılar da 2008 sonrası pek umursamıyorlar.

Türkiye ile Yunanistan'ın ekonomik anlamda kıyaslanarak "battık" söyleminin dile getirilmesine ise sadece el insaf diyorum. Mesajı Paylaş

murattekin

Betonbey anlattıklarınız doğruysa içim biraz rahatladı. Mesajı Paylaş
Murat Tekin

saladin

#26
Oca 11, 2017, 03:20 ÖÖ Last Edit: Oca 11, 2017, 04:02 ÖÖ by saladin
Gelecegin nasil olacagini dusunmek  icin su sorularin cevaplarini dusunmek lazim bence:

1. Eger ekonomik bir dis saldiri soz konusu oldugunu dusunuyorsaniz, ve bu dis saldirinin kaynagi olan kisi veya ulkelerin dolari yukseltmek icin surekli doviz aldigini dusunuyorsaniz, boyle bir saldirinin maliyeti sizce ne kadar olurdu? Eger rakamlar buyukse, bunu yapan kaynaklarin ne gibi   buyuk cikari olurdu ki bunu yapmaya devam etsinler.

2. Turk Lirasinin spekulatorler acisindan anlami nedir? Bir kac ay icerisinde %10 parasina para katanlar bu kadar yeter birakalim Turkiye rahatlasin der mi?

3. Ulkenin vatandaslari maddi ve manevi acidan kendilerini guvende hissediyorlar mi?

4. Ulkenin ekonomik acidan ilerlemesini saglayacak kararlar aliniyor mu, veya alinabiliyor mu?

5. Ulkede siyasi bir inatlasma var midir? Varsa, bu inadin ekonomi uzerinde etkisi ne kadardir?  Inatlasma  ile  dolarin yukselmesi arasinda bir iliski var midir?

6. Ulkenin gelecegi icin bilimin gerceklerine dayali guclu bir egitim sistemi var midir? Bu sistem  gelecegin muhendislerini, doktorlarini, ogretmenlerini, yoneticilerini yetistirebilmekte midir?

7. Ulkenin beyin takimi ulkeye geri donus mu yapmaktadir, yoksa ulkeden kacmakta midir?

8. Dunya'da nufusunun %5'i kadar multeciyi kisa surede bunyesine katmis, multeci kalitesi yuksek egitimli, kaymak kesim yerine dusuk egitimli, bulundugu yerin dilini bile konusmayan kendi gettolarin da yasayanlar seviyesindeyken ekonomik olarak rahat kalmis bir ulke var midir?

9. Ulkenin egitim seviyesi basta olmak uzere, OECD degerlendirmelerindeki yeri her sene nasil degismektedir?

10. Dunyada petrol fiyatlarinin ne yonde seyir etmesi beklenmekte, bunlarin ulke ekonomis uzerinde etkisini ne olacagi dusunulmektedir?

11. Ulkede adalet mulkun temeli midir?

12. ABD baskani Trump'in politikalari kuresel ekonomiyi nasil etkileyecek, dolarin degeri ne yonde gidecektir?

13. Ulkedeki sirketlerin yatirim/uretim kapasiteleri nedir? Her bir kalem ihracat icin ne kadar kalem ithalat yapmaktadirlar.  Ulkede  yasalar is dunyasina ne kadar yardimci olmaktadirlar.

14. Demokrosinin olmazsa olmazi olan kuvvetler ayriigi ve ozgur basin ortami saglanmis midir?

15. Ozel sirketlerin borc odemelerinin bir sonraki tarihi nedir?

16. Kisibasi milli gelir hesaplanirken bu gelirin ne kadari gercekten orta ve alt kademenin  eline gecmekte, ve GSMH hesaplanirken ne miktarin ne kadari borcla donen is hacmini  icermektedir?  Halkin buyuk cogunulugun  gercek anlamda alim gucu nedir?




Bu sorularin cevaplarini dusundukten sonra eminim herkesin ici cok rahat olacak ve herkes  Cetin Altan'in deyimiyle "enseyi karartmaya" gerek yok diyecektir. Mesajı Paylaş

sadalone

Üretim ve sanayileşme hamlesi sadece teşvik vererek ve gerisini akışına bırakarak olmuyor ne yazık ki.Devlet yol göstermeli ve zorlamalı gerekirse bazı şeyler döve döve yaptırılmalı.

Ama bunun için ülkenin başında gerçekten idealist yöneticiler olması gerekiyor.Liberallerin aksine demokrasi olması da gerekmiyor bence hatta tek adam rejimi daha uygun ama olay yönetenin zihniyetinde bitiyor Atatürk gibi ilerici idealist biri de olabilir gericinin önde gideni çıkarcı biride olabilir. Mesajı Paylaş

petibor

#28
Oca 11, 2017, 05:30 ÖÖ Last Edit: Oca 11, 2017, 05:45 ÖÖ by petibor
Bizim sorunumuz öteden beri eğitime gereken önemi vermemiş olmamızdır. cumhuriyet bu konuda bir başarısızlık hikayesidir. % 100 okur yazarlığı bile belki şu sıralar ancak yakalayabildik oda tabi yeni kuşak anlamında. Oysa bu hedef 1950 lere gelmeden başarılmalı idi. Kominist olmaya ne gerek var insanlarını köylünü şehirlini okutmak için yap okulu liseyi okut ama beceremedik çok cahil kaldık ülkece. Şimdi bu ülkede 40 yaşın altındaki herkesin ninesi dedesi lise mezunu belki olamazdı ama anne babası kesin olması gerekirdi. Oysa çoğu ilk okulu bile bitirmemiş anne babaların. Anne babası lise bitirmemişlerin ülkesiyiz ne kadar acı bir şey bu. Daha acısı çocukları da hala liseyi bitiremiyordu bu sene anca çok şükür mecburi oldu. Kovboy filimlerini izliyoruz hep çocuklar okula gidiyor tağ o zamanlar bu hedefi koymuş o adamlar. Niye gelişemiyoruz işte bunun için gelişemiyoruz insanlarımız Afganistan ile İspanya arası bir yerde ondan halimizde o arada kalmaya mahkum. Bundan sonra pek anlamı varmı bilmiyorum ama hiç olmazsa artık eğitimi bir tutku gibi abartıyla milli politika yapmamız kaynaklarımızı buna boca etmemiz yemeden içmeden insan eğitmemiz lazım. Biz yapamadık bari onlar yapsınlar ne yapılacaksa bu ülkede. Bizde yine uğraşırız elden geleni deneriz ama bari bir B planı % 100 işe yarayacak şekilde arkadan hazır imdada yetişsin. İnşallah onlara kalmadan biz hallederiz ama olmuyorsa bari onlar yapsın böyle devam etmesin bu kaç yüz yıllık trenin hep en arka vagonuna yetişme koşturmacası. Yani ben eğitim diyorum kısaca. Bize faydası olmaz göremeyiz biz o günleri gerçi bu açıdan bakınca niye istiyorsam oda saçma aslında. Ben geberip gittikten etimi böcekler yedikten sonra ülkede batsın banane aslında. Ama dediğim gibi artık bir anlamı da olmayabilir yani eğitilen toplumlar da artık alıp başını gidemeyecek çünkü bütün dünya artık zaten Afrikasında bile bu hedefleri asgari seviye olarak görüyor. İnsanlarını eğitsen ne olur Afrika nın gerisinde kalmazsın o olur artık belkide o riskte var. Yani bir gün petiböre inandık eğittik yine bir şey değişmedi de demesinler yine çok geç kalındı çünkü. Artık seçeneksizlikten eğitim olacak yoksa alır bizi arşa çıkartır mı bu çaba onuda bilemiyorum.
Aslında bir önerim var ama bu ülke için fazla liberal anlatsam forumun yarısı beni taşlar anlamadan dinlemeden. Ama anlat diyen olursa anlatırım. Eğitim silahını zamanında çekemedik kullanamadık ama son bir bu çağa uygun yeni bir silah var onu görüp kullanırsak o zaman olur bu iş. Mesajı Paylaş

commandos

Aslında değerlendirme yapmak için günümüzde alınan kriterleri ve denklemleri sağlıklı bir biçimde biliyor olmamız gerekiyor. Zira baştan "x" i hatalı alıyorsak denklemin geri kalanı da hatalı olacağı için fazla yorum yapmaya gerek kalmayacaktır. Teorik ile pratik eksen farklılığı çok bariz olacaktır.
Burada soru şu; "x" i biz keyfimize göre bir değer olarak mı alıyoruz yoksa olması gereken değer kümesinden seçerek mi alıyoruz. En başta bunu belirlemek gerekiyor.

Şahsen denklemin değerinin en baştan yanlış alındığını düşünüyorum. Eğer teorik ile pratiği "en azından" aynı vektörel çizgiye oturtmak istiyorsak en başından "x" değerini doğru almak gerektiğini düşünüyorum.

Saygılarımla, Mesajı Paylaş
Dünyada iki bilinmeyen vardır; biri Kutuplar, diğeri Türkler...
-Albert Sorel-

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter